Bilinç

Sözle ya da davranışla kimseyi incitmeyin.
Kararında yemek yiyin.
Kalbinizle yaşayın.
En derin bilincin arayışında olun.
Kozmik kanunlara göre kendinizde ustalaşın.
Uyanmış olanların basit temel öğretisi budur.
— Gautama Buddha

Bilinci, varlığımızın odaklanmış enerjisinin bir akışı olarak algılayabiliriz. Bu bilinçle kendimizi varlığımızın farklı bölümleriyle birleştirebiliriz – beden, duygular, zihin veya (ruhsal) kalp gibi. Bunu yaparak kendimizin bu bölümlerine yaşam enerjisini ve kendini tezahür ettirme şansını veririz. Hangi bölümle birleştiğimize bağlı olarak, yüksek veya düşük bilinçte yaşadığımızı söyleyebiliriz. Beden, duygular, zihin ve kalp insanın evrimleşmesine karşılık gelen bir hiyerarşiyi takip eder.

Beden, bizi maddi dünyaya bağlayan kısımdır. Eğer bilincimiz yalnızca bedende kalırsa, beden dışında başka hiçbir şeyin olmadığını hissederiz. Sadece bedenden ibaret olduğumuzu hissederiz. Bedenin üstünde, vücudu belirli bir hedefe doğru hareket etme dürtüsü veren duygular ve hayati enerji vardır. Duygular zihin tarafından kontrol edilir (veya kontrol edilmelidir). Aklımızı kullanarak kurduğumuz bir görevi veya planı uygulayabiliriz. Ancak bu plan kalbimizden gelmelidir. Orada saf ilhamın kaynağı vardır. Ayrıca, bizim net hedefler seçebilmemizi sağlayan sezgilerimiz de buradadır.

Hiç bir sorun, sorunun oluştuğu bilinç düzeyinde çözülemez.
— Albert Einstein

Ayrıca bilinci bir enerji olarak da hissedebiliriz. Her yerin veya nesnenin kendi bilinci vardır. Örneğin, bir tapınağa veya insanların içtenlikle meditasyon yaptığı başka bir yere girersek, orada kutsal bir atmosfer hissederiz. Bir bara girersek, tamamen farklı bir enerji hissederiz. Bu böyledir çünkü bireysel bilinçlerimiz çevremizdeki dünyayı etkiler ve diğer insanlar da bunu hissedebilirler. Aynı şekilde bilincimiz çevremizdeki insanları da etkiler. Sabahları derin ve içten bir meditasyon yaparsak ve daha sonra işe gitmek için metroya ya da otobüse bindiğimizde, etrafımızdaki insanlar sadece bizim basit varlığımızdan bile kendiliğinden ilham alacaklardır. Farkında bile olmayabilirler.

Bu durum nesnelerde de böyle çalışır. Mesela bunu yemeklerde gözlemleyebiliriz. Bizi gerçekten önemseyen biri akşam yemeğimizi hazırlarsa, her zaman yemeğin daha güzel olduğunu hissedeceğiz. Çünkü o yemek sevgiyle hazırlanırken, bu sevgi, yapan kişi aracılığıyla yemeğin enerjisiyle birleşir, içine işler. Aynı bir restoranda hazırlanmış gibi pişirilse bile. Market ürünlerinin kendi bilinçleri vardır. Bitki bazlı ürünler ve sebzeler daha hafif enerji titreşimlerine sahiptir ve bunları yedikten sonra daha hafif ve rahat hissederiz. Öte yandan, et ve et bazlı ürünler,  hayvanlar aleminden bilinç taşır, ve yendiklerinde bizim kendi bilincimizi de aşağı çekerler. Ve bunu ancak daha uzun bir süredir meditasyon yapıyorsak gözlemleyebiliriz. Yani, yenen bir yemeğin sonuç olarak ortaya çıkan etkisi şu üç şeyin birleşimidir: yiyeceklerin bilinci, aşçıların bilinci ve onu yiyenlerin bilinçleri.

Bilinciniz fiziksel alemde olduğunda,
kendinize duyduğunuz güven ve itimat, sizi sadece kendini yok etmeye götürecektir.
Bilinciniz ruhunuzla bir olduğunda,
bu kendine güven ve itimat, sizi kendini farketmeye ve gerçekliğinize götürecektir.
Bilinciniz ruhsal ustanızda olduğunda,
ustanızın en saf ilgisi ve Tanrı’nın en tatlı lütfu ile, kendine güveniniz tümüyle beslenecektir.

Ruhsal bir ustanın veya çok uzun sürelerdir meditasyon yapan birinin bilinci çok güçlü ve yoğun olacaktır. Bu kişinin resmini görerek veya müziğini duyarak, artık fiziksel bir bedende yaşamamasına rağmen, bilincine bu şekilde dokunabiliriz. Bu, onun bilinci ile bir bağlantı oluşturarak ruhsal bir ustadan içsel yardım ve destek alabilmemizin bir yoludur.

MEDİTASYON SESSİZLİĞİ 20: BİLİNÇ

Aşağıdaki video Meditasyon Sessizliği adlı bir seriden alınmadır. Video sadece İngilizce dilinde şu an, ancak anlayabiliyorsanız, Sri Chinmoy’un sözleriyle, meditasyon kullanarak bilincin ne olduğunu ve içsel varlığımıza – ruhumuza – nasıl ulaştığımızı iyi bir şekilde açıklamaktadır.

Benzer yazılar

Konsantrasyon ve odak

Tüm odağımızı tek bir şey üzerinde tutarak o şeye enerjimizi vermiş oluruz. Eğer konsantre olmakta başarılıysak, bu enerji daha sonra fiziksel seviyede ortaya çıkar.

Bilinç

Bilinci, varlığımızın odaklanmış enerjisinin bir akışı olarak algılayabiliriz. Bu bilinçle kendimizi varlığımızın farklı bölümleriyle birleştirebiliriz - beden, duygular, zihin veya (ruhsal) kalp.

Nefes Egzersizleri

Nefes yaşamımızın özüdür. Aynı zamanda büyük bir gizemdir de. Nefes alma, hayatımızın nasıl başladığı, ve nefes verme de nasıl bittiğidir. Hücrelerimizi oksijenle besleyen ve hayat veren basit bir mekanizmadır.

Zihni Susturmak

Bu düşünce egemenliğine nasıl son verilir? Zihnimizi en azından birkaç dakika sakinleştirmeyi ve sessizleştirmeyi başardığımızda, kendi içimizde yepyeni bir dünya keşfederiz. Ve orada her birimizin bireysel gelişiminin kaynağını buluruz.

Meditasyon Nedir?

“Meditasyon yaptığımızda biz aslında varlığımızın derin parçasına giriyoruz. Şu an, derin içimizde olan serveti ileri getirebiliriz.” —Sri Chinmoy